aldatmak

-i
1. 欺骗, 瞒哄, 欺诈, 哄骗, 行骗, 蒙骗, 坑骗, 撞骗, 诓骗: alışverişte alıcıları \aldatmak 在交易中欺诈买主 çocuğu \aldatmak 哄骗孩子 düşmanı \aldatmak 欺骗敌人 Bazı satıcılar insanı aldatmaya kalkar. 某些商贩总是试图坑人。Onun seni sevdiğine inanmakla kendini aldatıyorsun. 你要是认为她爱你, 那是自欺欺人
2. 说假话, 撒谎, 说了不算, 食言: O bizi aldattı, para getirmedi. 他说话不算话, 没有把钱带来。
3. 愚弄, 捉弄: O bizi aldattı, biz de onu aldatalım. 他骗了我们, 我们也捉弄捉弄他。Onu, bacak kadar bir çocuk aldattığı için üzülüyordu. 让他伤心的是他被一个小毛孩子捉弄了。
4. 蒙蔽, 引入歧途, 使人误会, 引人上当, 使迷失方向, 引入圈套, 以虚伪报道迷惑, 以虚伪报道蒙蔽, 淆惑…的视听: dünya kamuoyunu \aldatmak 蒙蔽(欺骗)世界舆论 Bu elmanın rengi insanı aldatıyor. 这个苹果的颜色使人上当
5. 减轻, 消除(某种感觉、感情): ağrı \aldatmak 减轻疼痛 bir elma ile açlık \aldatmak 以一个苹果来压饥(充饥)
6. (夫妻间)变心, 不忠
7. 诱奸, 勾引(妇女): Zavallı kızı aldatmış sonra da orada bırakmış. 他诱奸了那可怜的姑娘, 而后就把她抛弃在那里。
◇ aldatıp atlatmak欺骗: Beni aldatıp atlatmak için kırk dereden su getirdi, nihayet baktı ki olmıyacak, çıkarıp bir kaç dolar verdi. 他总想骗我, 最后一看不行, 就掏出几个美元给了我。

Türkçe-Çince Sözlük. 2014.

Look at other dictionaries:

  • aldatmak — i 1) Beklenmedik bir davranışla yanıltmak Genç kızı aldatmak için dil dökmeye başlamıştır. P. Safa 2) Karşısındakinin dikkatsizliğinden, ilgisizliğinden yararlanarak onun üzerinden kazanç sağlamak Üç defadır bu yezit beni aldatıyor. B. Felek 3)… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • şeytan aldatmak — 1) bazı davranışlarda iradeli, güçlü davranamamak, nefsine uymak 2) uyku hâlindeyken meni boşalmak, düş azmak O gecenin sabahı şeytanın aldattığı vücudunu soğuk suda temizlerdi. S. F. Abasıyanık …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • IHTİLAB — Aldatmak …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • TAHDİ' — Aldatmak …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • arışmak — aldatmak, birbirini aldatmak I, 182 eriş argaç I, 61 …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • kazık atmak — aldatmak, kazıklamak Bütün ilişkileri birilerine kazık atmak üzerine kurulu. A. Ümit …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • faka bastırmak — aldatmak, tuzağa düşürmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • keçe külah etmek — aldatmak, kandırmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • mandepsiye bastırmak — aldatmak, tuzağa düşürmek Karı kocaya benzemiyordu ya neyse beni adamakıllı mandepsiye bastırdılar. A. Gündüz …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • aldamak — aldatmak I, 273, 472 alduzmak malını elinden aldırmak, soyulmak II 87 …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • yubılamak — aldatmak, hile yapmak, al etmek., II, 315; III, 327, 328bkz: burbatmak, yap yup k ılmak, yubatmak, yuplamak …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.